30 Mayıs 2015 Cumartesi

Hollanda Köşesi #1 Eurovision 2015 (Güncellenmiş Hali)

Herkese merhaba,

Hollandalı arkadaşım Jeroen'dan sık sık bahsediyorum. Onunla birlikte yarı Hollandalı gibi hissettiğimden de... Bu yüzden çok fazla takip ediyorum bu ülke ile ilgili her şeyi.

Neden bunları anlatıyorum? Çünkü Jeroen ile sık sık Hollanda gündeminden konuşuyoruz. Kral Günü'nden beri bende bu konuştuklarımızı buraya yazmayı düşünüyordum. Bugün Eurovision yarışmasının konusu açılınca da dayanamadım ve Hollanda köşemi oluşturdummm :) Umarım keyifli gelir anlattıklarım. Niyetim temel şeyleri tekrar tekrar tanıtmak değil. Gündem de ne varsa onlardan bahsetmek :)

Eurovision konusu benim çok ilgimi çekti açıkçası.Hollanda'da zaten bu konuyla çalkalanıyor. Şarkı ve özellikle giyilecek kıyafetler çok büyük tartışma konuşu benimkinin anlattığına göre.  Bu sene Trijntje Oosterhuis katılıyor yarışmaya. Peki kimmiş bu kadın? Birazcık internetten araştırdım :) Amsterdam'da doğmuş, 42 yaşında bir pop sanatçı. Önceden bir müzik grubu varmış. sonra dağılmış ve herkes tek tabanca takılmaya başlamış. Oldukça güzel başarılara imza atmış biri. Şimdi de Hollanda'yı Eurovision'da temsil ediyor. Çok lanet bir ismi var, ben de okumadan geçiyorum sizin gibi :))




Jeroen şarkıyı pek sevmediklerini ve kazanabileceklerine inanmadıklarını söyledi. O kadar kötü değil ama gerçekten Eurovision için yeterli olduğunu düşünmüyorum ben de. Şarkının altındaki yorumlara baktığımda ise birçok kişinin beğendiğini gördüm. Yine de yeterli gelmeyecektir. Zaten Hollanda en son 1975 yılında birinci olmuş. Bu işler onlara göre değil sanki :))

Gelelim eğlenceli kısma, işin dedikodusuna!!

Bu kadının giyeceği kıyafet tam bir olay olmuş durumda. Şarkı konusunda tartışmalar olsa da herkes kıyafet konusunda hemfikir. Rezalet!!! Ben gördüğümde tek tepkim büyük bir kahkaha atmak oldu. Neden bunu seçtiklerini merak ediyorum. Jeroen da fazlasıyla huysuzdu :)) . Yenilgiyi çoktan kabullenmiş zaten.(Umarım bunca eleştirimden sonra  birinci falan olmazlar. Çok utanırım) 


,

Ben daha fazla eleştiri yapmak istemiyorum. Sadece kötü kötü sırıtıyorum :)) Yanlış anlaşılmasın, Hollanda'yı her şeyiyle çok seviyorum. Şarkı da gerçekten kötü değil. Ancak kıyafet...

:)


**********

Eveeeettt, buraya kadarını daha önce yazmıştım. Peki ne oldu Eurovision' da ? Hanımefendi çok fazla eleştiri aldığı için yukarıdaki kıyafeti giymedi. Çok fazla açıkmış. Amaaaa dalga geçer gibi daha beter bir kıyafet giydi. Jeroen gerçekten çok utandı onun adına :) O kadar çaresiz bir şekilde konuşuyordu ki ben de ona kahkahalarla güldüm tabiiiii :) 




İşte Hollanda'nın Eurovision performansı. Şarkıyı gerçekten beğendim ben, Ama daha güzel bir kıyafet ve daha güzel bir sahne performansı olabilirdi. Bu şekilde yalnızca 33 puan alabildiler. 

Bence kendi dillerinde bir şarkıyla katılmayı denemeliler. Sonraki yıllarda başarılar diliyoruz Hollandamıza :)


29 Mayıs 2015 Cuma

Yeniden Merhabalar..


Çok fazla olmadı blog dünyasına katılalı. Okuduğum, sürekli takip ettiğim bloglar vardı ve kendi bloğumu oluşturma fikri bile çok büyük heyecan yaratıyordu ben de. Ama nedendir bilmem, bir türlü cesaret edemedim. Ne yazacağım? diye düşünüyordum. Uzun zaman geçti böyle, bir sabah kitaplar hakkında yazmaya karar verdim. Çünkü en çok yaptığım ve en iyi yaptığım şey kitap okumaktır benim. Hatta ben de yazmaya çalışıyorum küçük küçük hikayeler :) 

İşte böyle başladı benim hikayem. Okuduğum kitaplar ve izlediğim filmler hakkında yazmaya başladım. Yazdıkça daha fazla sevdim bu dünyayı, konum yetersiz gelmeye başladı. Çok sınırlıydı yazdıklarım, daha fazla şey paylaşmak istiyordum. Gezdiğim yerleri, duygularımı, yaptığım alışverişleri, hayallerimi... Kısacası benim bir günlüğe ihtiyacım vardı. Kitap blogumda kendime engel olamayıp sık sık konu dışı şeyler paylaşıyordum ve kendim de rahatsız oluyordum bu durumdan.

Sakın kitap yorumu yazmaktan şikayetçi olduğumu düşünmeyin. Yeni bir blog açmamın sebebi de bu zaten. Diğer blogumu çok seviyorum ve asla bırakmayı düşünmüyorum.

Ama benim bu bloga da çok fazla ihtiyacım var.

Öbürüyle sürekli alakasız şeyler yazarak kendimi rahatsız hissetmenin gereksiz olduğunu düşündüm. Ve şimdi istediğim şeyi yapmanın inanılmaz bir hafifliği var üstümde. Sınırlardan her zaman nefret ettim zaten, neden kendime sınır koyacakmışım ki?

Şimdi istediğim gibi yazabileceğim, kendi kendime dertleşebildiğim bir blogum var. Benim söylediklerimden sıkılıp 'yeter,sus' demeyecek bir yoldaşım var. Umarım eşlik edenler olur benim hayatıma, benim dünyama. 

Ben içimden gelen her şeyi paylaşacağım burada.O kadar rahat bir şekilde kayıyor ki parmaklarım klavyemin üzerinde. Defalarca yazıp yazıp silmiyorum. İçimden gelenleri açıkça yazabiliyorum artık. 


Eğer sizde benimle olmak isterseniz, düşlerimin rengini merak ederseniz, hoşgeldiniz***

Hepinize tekrar merhabalar :) ***



Devamını Oku »