29 Temmuz 2015 Çarşamba

Bu Sıcakta Kuaför Çılgınlığı

Hava 43 derecelerde dolaşırken kuaföre mi gidilir yahu? Ben gittim, ah bu kızıl sevdam çok işler açıyor başıma zaten. Uzuun uzuuun saatler sonrasında bayıldığım yeni bir Buse vardı karşımda. Başta biraz endişelenmiştim, çok fazla kızıl geldi saçlarım bana. Ama daha sonra alıştım, o kadar sevdim kiii. Ten rengimle de çok uyumlu oldu,öyle söyledi arkadaşlarım yani, ben de inandım. Bir de etrafımdaki herkes çok güzel yorumlar yaptı... Eh aynaya baktıkça benden mutlusu yok artık :) Özellikle Jeroen hayran oldu bu yeni saçlara :))


Eski halinden çok daha güzel gözüküyorlar benim gözüme. O sıradan halinden kurtuldum sanki. Ben mutlu olmıyım da kim olsun ? :) İlk defa saçıma kat attırmadım kuaförde bu arada. Aynı aynı sıkıldım. O kadar fazla şey değiştiriyorum ki hayatımda, kendi kendime defalarca şaşırıyorum.. Bazen kendimi tanıyamıyorum :)


Güneşin altındaki hali daha da hoşuma gidiyor. Her fotoğrafta farklı bir ton kızıl görüyorum saçımda :) 


Benim kuaför haberlerim bu kadar. Bu aralar hayatımdaki en büyük değişim bu sanırım. 


Musmutluuu kalın ******


1 Temmuz 2015 Çarşamba

Hollanda mı ? Fransa mı ?


İnanılmaz bir gün yaşıyorum ve bunu sizinle paylaşmadan geçemeyeceğim!!!

Çok değil, yaklaşık 11 ay önce başladı Hollanda sevdam... 11 ay önce adından bile söz etmezdim, en ufak bir şekilde ilgimi çekmezdi bu ülke benim. Dünyadaki varlığı dahi ilgilendirmiyordu beni.

Sonra mı ne oldu?

Ben kendimi buldum bu ülkede. En yakın arkadaşımı, mutluluğu, bu dünyanın gerçekten yaşamaya değer olduğunu... Hayatımın anlamını buldum. O kadar güzel şeyler öğretti, öyle değiştirdi ki beni. 11 ay önceki Buse'den eser yok artık. Uzaktan ne kadar tanıyabilirsem o kadar tanıdım, ne kadar sevebilirsem o kadar sevdim bu küçük,turuncu ülkeyi. Dilini öğrenmeye başladım yavaş yavaş, ve hayallerimi bu ülke üzerine kurdum.

Evet, benim en büyük hayalim Uluslararası İlişkiler bölümünü kazanıp Hollanda'da çalışabilmek. Hiçbir şeyi istemediğim kadar istiyorum bunu. Yanlış anlaşılmasın, bir erkek için falan değil. Evet, o da çok değerli ama o mükemmel erkeğin bana tanıttığı güzel ülke için.. Oraya aitmiş gibi hissediyorum ben, geleceğe baktığımda orayı görüyorum. İşte bu yüzden hayallerimi gerçekleştirmek için deli gibi çalışıyorum.

Neden bunları anlattım? Benim için ne kadar önemli olduğunu bilmeniz için belki de. Ya da kendi içimi döküyorum yine kendime.

İşte benim bütün hayallerim üniversiteden sonra Hollanda'ya gitmekti.

Ama ne olduysa birkaç gün önce oldu, Amerikalı bir arkadaşım beni Amerika'ya davet etti. Ailem de ''Orası çok uzak, Hollanda'ya gitsene sen'' dedi. İnanamadım tabii. Defalarca sordum ciddi misiniz diye, evet, gayet ciddilerdi. Bugün iyice kesinleşti. Gelecek yaz için planlar yapılıyor... Ama bütün o vize işlemlerini gördükçe gözüm korkmuyor değil. Pes etmek istemiyorum, ama bir yandan da korkuyorum. Nedenini bilmiyorum. Jeroen dört gözle bekliyor gidişimi diyemeyeceğim. Bu konuda gayet soğuktu çünkü. Belki de o yüzden bütün cesaretim uçtu gitti. ''Olsun, onun için gitmiyorsun'' diyorum kendime.


Kafamın ne denli karışık olduğunu gösterdim biliyorum, sanırım ben HOLLANDA'YA gidiyorum :'))




Fransa nereden çıktı peki diyeceksiniz...

Fransa'da oturan akrabalarımız var, ne zamandır davet ediyorlar. Teyzem ile annem ''Olmadı oraya gidersin'' diyor. Sanırım biraz daha cesaretim kırılırsa kararımı o yönde değiştireceğim. Hiç olmadı alıp başımı Yunanistan'a gideceğim. Gelecek yaza çok var, düşünürüz bol bol değil mi? :)


Jeroen da Ağustos'ta Yunanistan'a gidiyor. 2-3 haftalık bir tatile.Yaklaşık 1 yıldır -her gün- konuştuğumuz için onsuz 2-3 hafta nasıl geçer bilmiyorum. Şimdiden özlüyorum. Hayatımı ondan önce ve ondan sonra diye ikiye ayırmışım fark etmeden. Ondan öncesi nasıldı bilemiyorum. Ama mutluyum onun için, yok yok üzülmüyorum.

Bendeki haberler bunlar, buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim mutluluğuma, korkuma, üzüntüme ortak olduğunuz için.

Siz hep musmutlu kalın..
Devamını Oku »