16 Haziran 2016 Perşembe

Bloggerlara Tavsiyeler / Yaptığım Hatalar

İki blog ile birden uğraştığımı sürekli söylüyorum. Neyine yetmedi bir blog? diyorlar. En çok da annem söylüyor bunu :) Yetmedi, gerçekten yetmedi. Zaten ilk başlarda neyle ilgili blog açacağımı bilmiyordum. Kitaplar hakkında bir blog açmaya karar verdim. Hiç de pişman olmadım bu karardan.

Ama yetmedi işte.


Sürekli konu dışına çıkıp, bir şeyler paylaşıyordum. İhtiyacım vardı benim bu bloğa, sürekli söylüyorum.

Gel gör ki, o bloğum için hiç konu sıkıntısı çekmezken, şimdi buraya ne yazsam diye düşünüp duruyorum. Keşke biri gelip dese ''Şunu yaz da okuyalım''  .. Bu dertten kurtulsam ben de :)

O yüzden en önemlisinden başlayarak bir sıralama yapmak istedim kendime göre.

1- Olabildiğince basitleştirin yazdıklarınızı. Bir konuya odaklanın, sadelik olsun amacınız. Daha fazla okunuyorsunuz böylelikle. Ben her telden çalarım deyip başarısızlığa bir adım atıyoruz. Genellikle.

Ben konu buluyorum, her türlü yazıyorum diyenlere zaten diyecek bir şey yok, helal olsun. Ben yapamıyorum. Yine de vazgeçmiyorum ısrarla yazmaya çalışıyorum :)

2- Yazarken rahat olun. Kendiniz olun. Ancak o şekilde sevdirebilirsiniz kendinizi. İçtenliğe çok önem veriyorum ben, herkes öyle.. Takip ettiğim bütün bloglar çok samimi, kendine güvenen, kendini olduğu gibi gösteren insanlar. Başkası olmaya çalışmayın.

3-Yazılarınızı çok uzun tutmayın. En azından bir süre. Gözü korkuyor çoğu kişinin ve okumaktan vazgeçiyor. Sadık bir okuma kitlesine sahip olduğunuzda zaten severek okuyacaklar ne kadar uzun yazarsanız yazın.

4- Yazılarınıza görsellik katın. Bir blogger için görsellik çok fazla şey ifade eder. Görseller yazıyı keyifli hale getirir.

5- Kendinize güvenin. Belki çok uygun bir tabir olmayacak ama burası sizin kendi çöplüğünüz. Dilediğinizi yazabilirsiniz.

6- Sık sık yazın. Görseldeki kitapta okumuştum. ''Yazmayı hobi olarak görmeyi unutun, bu sizin zanaatiniz. Günde mutlaka 1 saat yazın. İçinizden gelip gelmemesini önemsemeyin'' diyordu. Yazmayı zanaat olarak görebilir miyim bilemiyorum ama sanırım günün bir saatini bu işe ayırmak en mantıklısı.

7- Adımlarınızı yavaş atın ve okunma endişesi taşımayın. Sonuçta herkes günde 100.000 okunmaya ulaşacak diye bir şey yok. Biz işimizi yaptıkça elbet gerisi geliyor zaten.

8- Her şeyi siz biliyorsunuz, başka hiç kimse bir şey bilmiyor gibi davranmayın. Böyle olunca kaçarak uzaklaşıyorum ben. Kendini beğenmiş insanları kim sever ki?

Aklıma gelen bunlar. En başta dediğim gibi önemli olan bizi uygun olan konuyu seçmek.

Doğru ne yaptım bilmiyorum ama hatalarım çok oldu benim. İstediğim yere gelebilmiş değilim. Yine de başladığımdan beri büyük yol kat ettiğimin farkındayım. Bu yolda oldukça yavaşım. Hızlanma vaktimin geldiğini düşünüyorum. Bu yazıyı yazmamın en büyük amacı buydu sanırım.

Bu konuda çok düşünüyorum bu aralar.


Ve merak ediyorum. Siz iyi bir blogger olabilmek hakkında ne düşünüyorsunuz?


4 Haziran 2016 Cumartesi

Oriflame Alışverişim

Çok güzel bir Cumartesi sabahından günaydınlarrrr,

Bugün işlerimi erken bitirdim ve yine uzun bir aradan sonra blogger moduna girerek kendimi burada buldum. Oriflame alışverişimden bahsetmek aklımdaydı ama son siparişim olan parfüm elime geçmemişti. Hepsini toplu yazmak istediğimden bekledim. Dün parfümü elime alınca hemen buraya geldim. 


Pek fazla Oriflame ürünleri kullanan biri değilim. Daha doğrusu değildim, ablam temsilcilik yapmaya başlayana dek :) Elimde katalog olunca bir şeyler almadan duramıyorum. Bu yazıyı yazarken çoktan diğer siparişlerimi verdim bile. Her ay beni burada Oriflame ürünlerinden bahsederken görebilirsiniz kısacası :)

Parfümden başlayalım. Divine Idol EdP,  Eski Mısır'a ilgisi olanların dikkatini fazlasıyla çekmiş, ilginç bir ürün. Sanırım ben de sırf bu yüzden alanlardanım :) Bir kokuyla kendini Eski Mısır'da gibi hissetmek nasıl bir şeymiş onu gayet iyi anladım. Daha paketini açmadan yoğun bir koku geliyordu ambalajdan. Çok şaşırdım, pek de hoşuma gitmedi. Fazla ağır bir kokuydu. Açtığımda da şişenin üzerinden koku yayılıyordu. O kadar ağır ve etkili bir parfüm yani. Açtıktan sona bileğime sıktım ve beğenip beğenmeme konusunda kararsız kaldım. Bileğimi annemin ve babamın burnuna o kadar fazla dayayıp ''Nasıl?'' diye sordum ki sonunda benden uzaklaştılar :D 

Sonuç olarak kokusunu çok sevdiğime karar verdim. Çevremdekilerden onay aldı. Sadece yazın fazla kullanabileceğimi düşünmüyorum yoğun kokusundan dolayı. 

Bir özelliğinden bahsetmeyi unuttum. Parfüm üç bölmeden oluşuyor. Azaldıkça kokusu değişiyor yani. Resmen heyecanını kaybetmiyor, bu özelliği beni cezbetti :) Bugün tekrar sıktım ve kesinlikle benim gönlümü kazandı. İyi ki almışım. Azaldıkça çıkacak kokuyu da merak ediyorum *-*

Yeni katalogda bu parfümün mavi şişeli olanı var. Üstelik yanında 250 ml. lik parfümlü vücut kremi hediye. Ben başka ürünler sipariş ettiğim için şimdilik onu almayı düşünmüyorum ama fazlasıyla aklımda kaldı. Ablam sipariş ettiğine göre artık onun parfümünden kullanırım. Çok beğenirsem kendime de alırım :)


Sabunlara gelecek olursak, ananasa zaten bağımlı biri olarak gördüğüm gibi almak istedim. Diğer sabunda kararsız kalmıştım, iyi ki karpuzluyu almışım. Karpuzluyu daha çok beğendim. Kokuları, renkleri zaten harika. Sabun kullanmayı çok seviyorum ben. Onları kullanmaya başladığımdan beri yüzümde hiç makyaj yokken bile ''Yüzün ne kadar beyaz. Sen pek makyaj yapmazsın bugün makyaj mı yaptın?'' gibi tepkiler aldım. Evet, yüzüm kullanmaya başladığımdan beri pürüzsüz, rengi yerine geldi, gergin, sivilce ve siyah nokta gibi lekelerim gitti. Bir sabunun böyle bir etki yapacağını ben de pek düşünmezdim ama başka hiçbir şey kullanmıyorum. Bundan sonra Oriflame sabunları vazgeçilmezim!

Bu tonda kırmızı rujum yoktu. Çok memnun kaldım. Mezuniyetimde bile onu kullandım. Diğer rujumun rengi de mor gibi. Ona da bayılıyorum. Rujlarımı da seviyorum. Fazla kalıcı değiller yalnız. Sıklıkla tazelemek gerekiyor. 

Son olarak The One 5-In-1 Wonder Lash Mascara'dan bahsetmek istiyorum. (Aslında aldığım ilk üründü) Şimdiye kadar aldığım maskaraların hiçbirinden memnun kalmadım. Sürekli karıştırarak kullanıyordum. En azından bu maskarayı karıştırmadan kullanıp istediğim görünümü elde ediyorum. Bazen kirpiklerimi yapıştırıp beni delirtse de genel olarak seviyorum (:


Aldıklarımın hepsini sevdim genel olarak. Diğer Oriflame alışverişlerinde görüşmek üzere :)



Devamını Oku »